Bağlantıda kalın

Şirketlerin Daha Fazla Para Kazanmak İçin Kullandıkları Pazarlama Stratejileri

Şirketlerin Daha Fazla Para Kazanmak İçin Kullandıkları Pazarlama Stratejileri

Kültür

Şirketlerin Daha Fazla Para Kazanmak İçin Kullandıkları Pazarlama Stratejileri

Şirketlerin tek bir hedefi vardır: kar yapmak. Şirketler bu hedefe ulaşmak için yasadaki açıkları kullanarak hazırladıkları pazarlama taktiklerini kullanacak yada müşterilerini kandıracak kadar ileri gidiyorlar.

Büyük işletmelerin bilmemizi istemeyeceği birkaç gizli satış taktiği var. Bu taktikleri öğrendikten sonra artık onların ürünlerini almak istemeyeceksiniz. Sizin için şirketlerin kullandığı gizli pazarlama stratejilerinin beş tanesini bulup çıkarttık.

Marketlerin etleri daha kırmızı göstermek için ete Karbon Monoksit eklemesi

Etlerin kırmızılığının onun tazeliğinin bir göstergesi olduğunu düşünüyor musunuz?

Etlerin kırmızılığı her zaman tazeliğini belirtmez çünkü şirketler pazarlama stratejisi olarak etleri, arabaların egzozundan çıkan ölümcül karbon monoksit gazı ile kızartıyorlar ve bu sayede et bozulsa bile taze gözüküyor.

Et normalde kesildikten birkaç gün sonra kahverengi veya gri olur. Bunu önlemek için et endüstrisi Modifiye edilmiş Atmosfer Paketlemesini (MAP) icat etti. Et MAP paketlerine konulmadan önce karbon monoksite maruz bırakılıyor ve bu sayede etlerin 1 seneye kadar taze kalması sağlanıyor. ABD’deki mağazalarda satılan etlerin yüzde yetmişine MAP tekniği uygulanıyor. Ülkemizde de MAP tekniği raf ömrünü yükseltmek için
et, sosis, salam, hazır gıdalar, balık ve su ürünleri gibi birçok üründe kullanılıyor.

Tüketici grupları, et endüstrisinin ürünlerinde karbon monoksit kullanmasını önlemeye çalıştı ancak, et endüstrisi tüketicilerin taze olmayan eti almayacağını söyleyerek bu uygulamaya devam etti.

İlaç firmalarının hekimlere ilaçlarını reçetelere eklemesi için para vermesi

İlaç şirketleri bazen doktorlara ilaçlarını yazmaları için ödeme yapar. Ödenen bu para, araştırma ve geliştirmeye harcanan masrafların iki katı kadardır. 1980’li yıllarda ilaç şirketleri ilaçlarını reçetelere ekletmek için hekimlere para öderdi. Ayrıca doktorları tatillere, akşam yemeklerine ve golf oynamaya götürürlerdi.

Almanya’da 71 bin doktorun ilaç tekellerinden para aldığı ortaya çıkmış ve bunların 20 bin tanesinin hangi şirketten hangi amaçla ne kadar para aldığı herkesin gözü önüne serilmişti. Doktorların 2015 yılında toplam 119 milyon avro para aldığı ortaya çıkmıştı.

Japon şirketi Daiichi Sankyo’nun işten çıkarılan çalışanlarının itiraflarında da şirketin ilaçlarını daha çok yazan doktorları bedava yurt dışı kongrelere göndermek gibi şekillerde ödüllendirildiği ortaya çıkmıştı.

Ülkemizde de Sağlık Bakanlığı’nın sıkı kontrollerine rağmen reçeteli ilaçlarda suistimaller olduğu ve medikal firmaların hekimlere yüzde 15 pay verdiği söylentiler arasında.

Birçok firma yeni telefon alasınız diye eski cihazlarını sabote ediyor

“Planlı eskitme” terimini muhtemelen hiç duymadınız. Bir ürünün üreticisinin cihazını kasıtlı olarak sabote etmesi anlamına geliyor ve bu satış taktiğini kullanıcılara daha yeni cihazlarını satmak için birçok şirket yapıyor.

İlgili İçerik  Tarihte Gerçekleştiğine İnanamayacağınız İlginç Olaylar

Geçen sene Amerikan meşeli Apple‘ın eski iPhone’larını kasıtlı olarak eskittiği ortaya çıkmıştı. Apple tek suçlu değil sadece yakalanan tek şirket. Planlı eskitme iki yolla yapılıyor. İlk yol şirketlerin gizlice kendi yazılım güncellemelerine eski cihazları zorlayacak kodlar koymasıyla oluyor.

İkinci yolda ise şirketler güncelleme yerine cihazlarını daha düşük kaliteli materyallerden yapıyorlar. Bu materyaller çok uzun süre dayanmadığı için birkaç sene sonra cihazın bazı parçalarının kırılıp bozulmasına yol açıyor. Otomobil üreticileri de ikinci taktiği sık kullananlardan, bu nedenle her sene yeni bir araç modeli piyasaya sürüyorlar.

İlginçtir ki planlı eskitme ABD’de yasa dışı bir olay değil ancak, Fransa gibi ülkelerde yasa dışı olduğu için Apple Fransa tarafından para cezasına çarptırılmıştı.

Şişelenmiş su aslında musluk suyudur

ABD’de satılan suların yarısı aslında musluk suyunun filtrelenmiş halidir. Ülkemizde yayımlanan su raporunda birçok bilindik markanın su değerlerini açıklamaması onların da aynı yöntemi kullanıyor olabileceğini gösteriyor. Filtrasyon sırasında florür sudan mümkün olduğunda uzaklaştırılır bu yüzden şişlenmiş su tüketicileri diş çürümesi riski altında bırakmaktadır. Florürün şişlenmiş suda azaltılması, bazı musluk sularının şişe sularından daha iyi olmasının sebeplerinden biridir.

Şişelenmiş su üreticileri, ürünlerini “dağ suyu” yada “doğal kaynak suyu” şeklinde tanıtmaya bayılırlar.

Televizyon kanallarının Filmleri ve şovlarını hızlandırması

Siz söylemeden önce söyleyeyim dizileri çıkarttık çünkü, Türk dizileri buradaki yazının aksine ağır çekimler ve uzun bakışlarla ekstra olarak uzatılıyor.

Uydu kanalları (yabancı olanlar) televizyon şovlarını kısaltarak kullanıcılarına daha çok reklam gösteriyorlar ve bunu iki şey yüzünden yapıyorlar. Birincisi şovlarında daha fazla reklama yer vermek için çünkü sosyal medya gibi artan reklam kanalları ile birlikte televizyon reklamları her geçen gün daha da ucuzlaşıyor. İkinci neden ise reklam verenler ile yaptıkları anlaşmadaki reklamı izleyen kişi sayısına ulaşmak.

Hızdaki artış izleyiciler tarafından anlaşılması baya zor olsa da, 30 dakikalık bir film parçası iki dakika kadar hızlandırılabilir. Önemsiz görünüyor olabilir ancak bu, değerli reklam verenlerin dakika başına 68.000$ dolara (₺356.529 Türk lirası) kadar para ödemesi demek.

Ancak gösterileri iyi bilen kişiler ivmeyi fark edecektir. Aktris Courtney Cox, Friends adlı dizide arkadaşlarının sesinin normalden farklı geldiğini söyleyerek hızlandırmayı fark ettiğini söylemişti. The Wizard of Oz (Oz Büyücüsü) filminine dayanarak kitap yazan Stephen Cox, Munckins karakterinin olması gerekenden hızlı konuştuğunu söyleyip filmin hızlandırıldığını söylemişti.

Yorum yap

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür kategorisinde diğer yazılarımız

Yukarı