Bağlantıda kalın

Orta Çağ Zamanında İşe Yaramış 5 Garip Tıbbi Uygulama

Kültür

Orta Çağ Zamanında İşe Yaramış 5 Garip Tıbbi Uygulama

Orta Çağ zamanında yaşayan herkes cahil değildi. Günümüzde kullanılan bir çok yöntem Orta Çağ’da kullanılan ilginç yöntemler sonucunda gelişti

5. Kafatası Dikme

Orta Çağ ve günümüzde bile kafadan alacağınız travmatik bir darbe veya yaralanma büyük ölüm riski oluşturuyor. Orta Çağ’da savaşlar veya kavgalar yüzünden sıkça görülen bu vaka için araştırmacılar beyin hasarı alan kişilerin hasar almamış kişilere oranla yüzde 6.2 daha erken öldüğünü tespit etmişler.

Kaynak: Live Science

Orta Çağ’da saha cerrahları insanları hayatta tutabilmek için elinden geleni yapmak zorundaydı. Cerrahlar kafaya alınan darbe sonucu kırılan kafataslarını tedavi etmek için kafa tasını dikmek gibi bir çözüm bulmuşlar. Bu sayede kırık kemik kaynayarak daha hızlı iyileşiyordu ve kafa tası içerideki beyini koruma görevine kısmi olarak devam ediyordu.

Orta Çağ’daki ekipmanlarla kafa tası kemiği dikmek ne kadar kolaydır bilinmez ama muhtemelen bu tedaviyi askerlerden yada köylülerden çok asil ve soyluların aldığını söyleyebiliriz.

4. Ürenin İncelenmesi

Eski Yunan düşünürleri Hippocrates ve Galen tüm vücut hastalıklarının dört salgının dengesizliğinden dolayı geldiğine inanırdı. Bu dört salgı siyah ile sarı safra , balgam ve kandı. Bu bilgileri Orta Çağ’da yaptıkları çalışmalarına yazdılar ve 1,000 yıl sonra bize ulaşan bu eserlerdeki yöntemlerden bazıları bugün bile kullanılmakta.

Kaynak: bl.uk

Orta Çağ’dan bize ulaşan çizim ve el yazmaları, doktorları idrarı incelemeye yönlendirmiştir. Dört salgının saçma olduğu kanıtlansa da fikir doğruydu. Bugün bile çoğu hastalıkta doktorlar hastadan kan tahlili veya ürenin incelenmesi isterler. Günümüzdeki Modern Çağ doktorları idrarın rengindeki değişiklikten böbrek sorunlarını kolayca tespit edebilir. Orta Çağ zamanındaki doktorların böbrek sorunlarını tedavi yöntemleri bazen yanlış olsa da hastalığı tespit etme yöntemleri doğruydu.

3. Kafatası Delme

Kafatası delme uygulamasının geçmişi, Neolitik döneme kadar uzanıyor ve dünyadaki pek çok kültürde uygulanıyordu. Kafa tası delmenin mantığı oldukça basitti eğer bir bölgede basınç varsa orayı del ve basıncı serbest bırak.

Kaynak: ancient.eu

Mantık bu kadar basit olunca birçok insan bunu uygulamış ,tabi birinin kafasına delik açarak sorunlarını çözme fikri çok da mantıklı görünmüyor. Aslında yanlış görünen bu yöntemin günümüzde kullanılmakta. Kafa tasının delinerek açılmasına tıpta kranyotomi deniliyor. Bu uygulama vücudun tamamında olan problemleri çözmek ve ulaşılması zor yerlere erişim sağlamak için kullanılıyor.

Orta Çağ’da uygulanan bu yöntem ne kadar başarılı olduğu bilinmez fakat kafa travması yaşayan veya iç kanaması yaşayan bir çok kişinin hayatını kurtarmış olabilir. Yapılan arkeolojik kazılar sonucu bazı insan kafataslarında birden fazla delik bulundu , buda bu işlemden sonra hayatta kalma oranının sandığımızdan daha yüksek olduğunu kanıtlıyor.

2. Yaraları Yakmak

Orta Çağ’da kanamayı durmanın eğlenceli olmayan yollarından biri olan bu yöntem, etrafta yarayı saracak bir bez olmadığında yada kesik çok büyük olduğunda, sıcak bir demirle veya ateşle kanayan yaraya müdahale etmek için kullanılırdı.

Kaynak: themedicinejournal.com

Yaraları yakmak sadece savaşlarda kolu yada bacağı kesilen erkekler için değil her şeyde kullanılıyordu. Büyük kanamaları durdurmasının yanı sıra yaralardaki enfeksiyonu yok etmek ve yayılmasını önlemek için de bu yöntem kullanılırdı. Orta Çağ’da çokça kullanılsa da ,rastgele bulduğunuz bir demiri ateşte turuncu oluncaya kadar ısıtıp yaraya basmak çok sağlıklı bir yöntem değildi.

Yöntemin yararı sadece kanamayı durdurarak kan kaybından ölmeyi engellemesinden dolayı değil, ayrıca yaranın üzerindeki bakteri ve mikropların yüksek sıcaklığa dayanamayıp ölmesiyle enfeksiyonun yayılmasını önlemesinden kaynaklanıyordu. Yaraları yakmanın tehlikesi ise yara yakıldıktan sonra deri altında hali hazırda yayılmaya başlamış bir enfeksiyon varsa oraya hapsolarak yayılma hızının artmasından kaynaklanıyordu.

Yarayı yakmak o anki durumda etrafta bulunan ekipmanlar ile yapılıyordu. Bazı durumlarda yara oyulduktan sonra sıcak ocak demiri içine atılıyor ve yaranın içi bile yakılıyordu. Bu işlem yapılırken birçok kişinin hastayı tutması gerekiyordu tabi.

1. Katarakt Ameliyatı

İnanılması güç fakat Orta Çağ zamanında katarakt ameliyatı rahatlıkla yapılabiliyordu.

Kaynak: ibtimes.co.uk

Katarakt, gözün görüşünü azaltan lekelerdir ve gözde protein birikimi ile oluşur. Ameliyat her ne kadar şuan lazerle yapılıyor olsa da önceki ameliyatlarda kullanılan araç Orta Çağ’da olanın neredeyse aynısıydı. İçi boş metal bir pipet benzeri neşter ile kesilen gözde bulunan katarakt tabakası daha sonra doktor tarafından pipetten emilerek gözden alınıyordu.

Dahası bu işi berberler yapabiliyordu, nedeni ise berberlerin bıçak kullanmakta ustalaşmış insanlar olmasından kaynaklanıyordu. Orta Çağ zamanında berberlerin genelde başka bir mesleği daha da bulunuyordu. Yani berber olup ek iş olarak da cerrahlık yapabiliyordunuz.

Günümüzde olmasa da Orta Çağ zamanında bundan dolayı berber dükkanlarında beyaz ve kırmızının olduğu dönen bir şerit vardı. Kırmızı ameliyatı simgelerken beyaz da yaraları iyileştiren bandajı temsil ediyordu. Amerika’nın bazı bölgeleri bunu bariz nedenlerden dolayı kırmızı, beyaz ve mavi olarak değiştirdi.

1387 yılında olduğunuzu ve görmekte güçlük çektiğinizi düşünün berbere gidip saç tıraşı olduktan sonra aynı yerde göz ameliyatı da aradan çıkarıyorsunuz ne kadar kullanışlı değil mi?

Yorum yap

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür kategorisinde diğer yazılarımız

Yukarı