Bağlantıda kalın

Laboratuvar Ortamında Üretilmiş 5 Ölümcül Virüs

Laboratuvar Ortamında Üretilmiş 5 Ölümcül Virüs

Kültür

Laboratuvar Ortamında Üretilmiş 5 Ölümcül Virüs

Bilim adamları gene iş başında ancak, insanları kurtarmak için geliştirdikleri şeyler, laboratuvar ortamından kaçtığında milyonları öldürebilecek tehlikeli virüsler.

5. Kuş Gribi

Kaynak: Liu Rui/GT

Hollandalı bilim adamları halihazırda ölümcül olan kuş gribinin çok daha ölümcül bir versiyonunu laboratuvar ortamında üretmeyi başardılar. Normal kuş gribi insanlar arasında kolay kolay yayılmaz fakat, bilim adamları gribi kolayca yayılabileceği şekilde değiştirdi. Yeni virüs dağ gelincikleri üzerinde test edildi çünkü dağ gelinciklerinin grip belirtileri insanlarınkine benziyordu.

10 nesil sonra geliştirilmiş yeni virüs mutasyon geçirerek hava yoluyla yayılarak insanlara bulaşma özelliği kazandı. Normal kuş gribi havadan yayılmaz bu yüzden değiştirilmiş kuş gribi çalışması bilim camiasında tartışma yarattı. Çalışma o kadar çok ses getirdi ki Hollandalı bilim adamları virüsün daha ölümcül bir versiyonunu yapmak için çalışmalarını yayımlamaya kalktı.

Bilim adamları çalışmanın teröristlerin eline geçerek biyolojik silah yapımında kullanılacak olmasından korksa da, çalışmayı yürüten bilim adamları bu çalışmanın olası bir mutasyon geçirmiş kuş gribi salgınına karşı hazırlanmak için gerekli olduğunu söyledi.

4. SARS 2.0


Şiddetli akut solunum sendromu (SARS) ölümcül bir virüstür ve 2002-2003 yılları arasında 29 ülkede 8,000 kişiye bulaştıktan sonra 700’den fazla kişinin ölümüne sebep olmuştur. Bilim adamları bu virüsü laboratuvar ortamında daha ölümcül yapmayı başardılar.

Yeni SARS virüsü, Kuzey Carolina Üniversitesi’nden Dr. Ralph Bariç liderliğindeki bir grup araştırmacı tarafından yapıldı. SARS’a bir miktar protein ekleyerek geliştirdikleri için araştırmacılar yeni virüse SARS 2.0 adını verdi. SARS 2.0‘ın normal SARS’ı tedavi etmek için yapılmış aşılara ve tedavilere karşı bağışıklığı var.

Soracaksınız neden tedavisi olmayan bir virüsü üretti bu adamlar? Diye cevabı basit: virüs evrim geçirip bizi öldürmeden biz ona evrim geçirtip aşısını şimdiden hazırlayalım. Bilim adamları bu virüsü normal SARS virüsünün mutasyona uğrama ihtimaline karşı ürettiler böylece ilerde yeni virüsü öldürebilecek tedavi yöntemleri ilerde patlak veren olası bir salgında kullanılarak ölümlerin önüne geçilebilecek.

Bizi kurtarması gereken SARS 2.0 eğer laboratuvardan kaçarsa sonumuz ne olur kimse bilemez tabi.

3. MERS-Kuduz Virüsü Melezi

Kaynak: medicalxpress.com

Bilim adamları MERS-Kuduz virüslerinin melezini üretirken akıllarındaki fikir, insanları hem kuduz hemde MERS virüslerine karşı koruyabilecek bir aşı geliştirmek için bu iki virüsü kullanmaktı. Kuduz genelde hastalığa yakalanmış köpeklerin salyalarında bulunur ve köpeğin insanı ısırması ile bulaşan ölümcül bir hastalıktır.

Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS) ise birkaç yıl önce Suudi Arabistan’da ortaya çıkan yeni bir virüstü. SARS benzeri bu virüs, yarasalardan develere ve develerden insanlara geçerek salgın başlattı. Salgından 1,800 kişi etkilendi ve 630’dan fazla kişi yaşamını yitirdi. İstatistiklerden virüsün ölüm oranı %35 olarak belirlendi.

SARS daha fazla kişiyi etkilese de %10 ölüm oranına sahip. SARS’a göre daha yüksek ölüm oranına sahip olan MERS için henüz bir aşı üretilmiş de değil bu da virüsü daha korkutucu yapıyor.

İlgili İçerik  Ölüm ve Cinayet Oranı En Yüksek Olan 15 Ülke

Hibriti yapmak için MERS virüsünden birkaç protein alarak kuduz virüsüne eklediler. Farelerin üzerinde test edilen yeni virüs, onlara MERS ve kuduz virüsüne karşı bağışıklık kazandırmayı başardı. Virüsün aşıya dönüştürülerek insanlar ve develer üzerinde kullanılıp onları da MERS ve kuduza karşı koruması planlanıyor.

2. İsimsiz Virüs

Kaynak: upi.com

University College London ve National Physical Laboratory’den araştırmacılar bakterileri piranha gibi yok eden adsız bir virüs oluşturmayı başardılar. Adsız virüs Phi-x174 gibi bir bakteriyofaj olan fakat daha ölümcülü.

İsimsiz virüs bakterilere saldırarak saniyeler içinde bakterinin gövdesinde delikler açıyor ve oraya tutunarak hedefin gövdesinde delikler açmaya devam ediyor. Delikler büyüyor ve bakterinin içindeki her şey sızmaya başlıyor. İçindeki yaşamsal tüm organları ve besinleri kaybeden bakteri bir süre sonra ölüyor.

Korkutucu etkisine rağmen virüs testlerde insan hücrelerine saldırmadı. Doğal virüsler gibi insan hücrelerine de girebilecek isimsiz virüsü araştırmacılar, ileride bakteri kaynaklı hastalıkları tedavi etmek amacıyla geliştiriyorlar. Virüsün aynı zamanda insan genlerini değiştirmek için de kullanılabilineceğine inanılıyor.

1. H1N1 Virüsü

Kaynak: National Geographic

1918’de dünya ölümcül bir grip salgınına tanık oldu. Bu salgının sorumlusu H1N1 virüsüydü. Hastanın ciğerlerini kan ile dolduran ve sonra ağzından ve burnundan kanlar fışkırmasına neden olan salgın bittiğinde 100 milyon insan öldü.

Grip 2009 yılında geri döndü fakat mutasyona uğraması sonucu öncekine göre daha az ölümcül olmuştu. Bilim adamı Yoshihiro Kawaoka 2009 salgınına neden olan mutasyona uğramış virüsten örnekler aldı ve laboratuvar ortamında daha ölümcül bir virüs üretmeyi başardı. Bu virüs 1918 salgınına neden olan virüsün hemen hemen aynısıydı.

Kawaoka, virüsün daha ölümcül bir versiyonunu üretmek istemediğini sadece gribin orijinal versiyonunu üretip üstünde çalışarak onun nasıl mutasyona uğrayarak bağışıklık sistemimizi deldiğini öğrenmek istediğini söyledi. Bu denli bir virüs serbest bırakılırsa ne kadar ölümüne sebep olur oda bilinmez tabi.

Bonus Polio

New York Eyalet Üniversitesi’ndeki bilim adamları posta yoluyla DNA parçaları satın alarak laboratuvar ortamında ölümcül olan yapay bir virüs ürettiler. Polio virüsü, kasları felç ederek ve sinir hücrelerine zarar vererek çocuk felcine neden olması ile bilinir. Farelere verilen yapay polio virüsünün etkilerinin aynı orijinal polio virüsü gibi olduğu gözlemlenmiştir.

Bilim adamları arasında tartışmaya neden olan virüsün kodu hemen hemen herkesin ulaşabileceği veritabanlarından alınmıştı. Bilim adamları bu araştırmanın sonucunda insanların daha aşısı olmayan yapay polio virüsleri üretmesinden korkuyorlar.

Polio virüsü hala var ancak, çocuklar aşılandığı sürece kimseye bulaşıp mutasyon geçiremeyecek ve yakında tarihin tozlu sayfalarına karışacak.

Yorum yap

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür kategorisinde diğer yazılarımız

Yukarı