Bağlantıda kalın

İlginç Vücut Fonksiyonlarına Sahip 10 Hayvan

Kültür

İlginç Vücut Fonksiyonlarına Sahip 10 Hayvan

Bildiğiniz gibi hayvanlar ortam şartlarına uyum sağlamak için kendi vücutlarını adapte ederek yeni vücut fonksiyonlarına sahip olurlar. Bu adaptasyonlar sonucu en ilginç vücut fonksiyonlarını kazanmış hayvanlar karşınızda.

10. Yumuşak kabuklu Çin kaplumbağası

Kaynak: our_life_with_turtles /instagram

Bildiğiniz gibi hayvanların idrar boşaltımı için olan bölümleri vardır fakat bu kaplumbağa ağzından idrarını yaparak herkesi hayretler içinde bırakıyor.

Yumuşak kabuklu Çin kaplumbağası evlerini temiz su olan yerlere yaparlar. Genelde idrar yapma işlemini suyun içindeyken gerçekleştirirler eğer karaya çıkmış iseler kendilerine kafalarını gömebilecek su birikintisi bulup idrarlarını kafalarını suyun içine sokarak oraya yaparlar.

Her ne kadar bu özelliklerini birçok kişi tiksindirici bulsa da bu özellik onları Çinliler tarafından kullanılmaktan alıkoymuyor. Bu kaplumbağanın Çinliler tarafından yemek ve geleneksel ilaç yapımında kullanılması onların türünü tehlikeye atıyor.

9. Deniz Örümceği

Kaynak : Roman Fedortsov/Instagram

İlk görüşünüzde bu örümceğin tamamen bacaklardan oluştuğunu düşünebilirsiniz. Kürdanlardan birleştirilerek yapılmış gibi duran bu örümceğin hayatta kalmak için çok ilginç bir yöntemleri var.

Deniz örümceklerinin kanı kalbinden pompalanmak yerine bağırsaklardan pompalanır. İnsanların aksine deniz örümceklerinin bağırsakları tüm vücutlarına yayılmıştır ek olarak, bu canlıların solunum sistemi yoktur bacakları sayesinde nefes alıp verirler. Deniz örümcekleri üremek için de bacaklarına bel bağlamıştır. Dişi kalçalarında yumurtalarını yetiştirir ve onları özel gözeneklerden serbest bırakır daha sonra erkek gelerek yumurtaları bacaklarındaki özel gözeneklerden alarak döller ve onları taşır.

8. Gardiner’in Kurbağası

Kaynak : Evan Pickett

Büyüklüğü bir insanın tırnağının üçte birine denk gelen bu minicik kurbağa duymak için ilginç bir yöntemi var. 2013 yılında hakkında bilimsel makale yayımlanan Gardiner’in kurbağası’nın duymak için ağzındaki boşluğu bir kulak gibi kullandığı ve ses dalgalarının bu boşluktan beyne aktarıldığı keşfedildi.

Bu kurbağaların önceden sağır olduğu düşünülüyordu çünkü orta kulağı ve sesin geleceği bir kulak zarı da yoktu. Takım sonradan kurbağaların bir kısmının sesini kaydedip diğer kurbağalara dinletti.

Kurbağaların kayıttaki sesi cevap verdiği görülünce araştırmacılar kurbağaların bunu nasıl duyduğunu araştırmaya başladı. Araştırmacılar kurbağanın ağzındaki boşluğun kulak zarı gibi titreyerek duymasını sağladığını keşfettiler.

Gardiner’in Kurbağası küçük bir ada ulusu olan Seychelles’de bulunuyor fakat maalesef bu kurbağa orman yangınları , istilacı türler ve insan aktivitesi yüzünden tehlike altındaki türler arasında bulunuyor.

7. Köpekbalıkları

Kaynak : Patrick Brinksma/unsplash

Hayvan krallığı üyelerinde insanların isteyeceği birçok özellik var. Electroreception bunlardan birisi. Bu yetenek sayesinde hayvanlar elektrik alanlarını fark edebiliyor. Avlanma ve avcılardan kaçma konusunda kullanışlı olan bu özellik eğer insanlarda olsaydı çevrenizde olan her canlıyı sezebilir ve size gizlice yaklaşmaya çalışan kişileri anında tespit edebilirdiniz.

Bu özellik en iyi suda çalıştığı için çoğunlukla suda yaşayan balık ve amfibiler de bulunuyor. Fakat köpekbalıklarında bu yetenek çok iyi ayarlanmış , bu canlıların 1 volt elektriğin milyonda birine bile tepki verebilecek kadar hassas oldukları bilinmektedir. Köpekbalıklarının elektro resepsörleri derisinde jöle dolgulu gözeneklerde bulunur ve “ampullae of Lorezini” olarak da bilinir. Her delik ampul gibi bir yapıya sahiptir ve gelen elektrik buradaki yapıdan geçtikten sonra beyne iletilir.

6. Meyve sinekleri

Kaynak : Martin Cooper

Meyve sineklerinin insanlar gibi gelişmiş tat duyusu yoktur. Bir parça et yada cips onlar için aynı şeydir ve tat alma reseptörleri sadece tatlı ile acıyı ayırt edebilir. Ayrıca tat alma reseptörleri tüm vücutlarına yayılmıştır, bu sayede vücutlarının herhangi bir yeri ile tat alabilirler. Bu yetenek sizde olsaydı bir yiyeceği veya içeceği üstünüze dökseniz de tadını alabilirdiniz.

5. Ocellated buz balığı

Kaynak : YouTube

Güney Okyanusu’nun sağuk sularında yaşayan ocellated buz balığı dondurucu suyun soğuğuna karşı birkaç kullanışlı adaptasyon geçirmiş. Kanı sabit bir hızda pompalamak için kalpleri normal bir balığın beş katı büyüklüğünde.

Ayrıca bu balığın kanında kana kırmızı rengini veren ve kanda oksijen taşıyan hemoglobin proteini yok, bundan dolayı kanları da renksiz.

Bölgenin suları çok soğuk olduğundan ve hemoglobin olmadığı için balık plazması oksijeni doğrudan emebiliyor.

4. Filler

Kaynak : Calle v H

Konu iletişim olduğunda fillerin birbirleriyle iletişim kurmak için birçok yolu var. Burunlarıyla çıkardıkları sesle iletişim kurmalarını herkes biliyordur bunun yanı sıra kulaklarını sağlayarak veya insanların duyamacağı 10-40 Hz aralığındaki (insanlar 20Hz altındaki sesleri duyamaz) gürlemeleriyle de iletişim kurabiliyorlar. Bunları orta kulaklarındaki özel kemiklere ve aşırı hassas burun ile ayaklarına borçlular. Araştırmacılar bunların yanında fillerin ayaklarını yere vurarak yaptıkları sismik iletişimi de keşfetti. Bu iletişim biçimi sadece tehlikeyi bildirmiyor , sesteki ufak değişiklik sayesinde yemek ve su kaynakları gibi şeyleri de ifade edebiliyorlar ,ayrıca sesin kaynağının nereden geldiğini de tespit edebiliyorlar.

3. Ejderbalığı

Kaynak : City University London

Işığın ulaşamadığı derinliklerde yaşayan balıkların çok hoş gözükmediklerini hepimiz biliyoruz. Işık olmadığı için bu tür balıkların gözleri güneş ışığını bulmak için değil ,diğer canlılardan gelen ışığı bulmak üzere adapte olmuşlardır. Örnek olarak ejderbalığının gözleri altında kırmızı ışık bulunmaktadır. Jilet kadar keskin olan dişleri ile birlikte bu kırmızı ışıklar onu olabildiğinde korkutucu göstermeye yetiyor.

Bu balıkların gözleri kırmızımsı turuncu ışığa karşı daha hassaslar. Gözlerinin altında bulunan bu kırmızı ışıklar ejderbalığına eşsiz bir avantaj veriyor çünkü mavi ışık denizde görülebilen tek renk dalgası.

Bu kırmızı ışıklar sayesinde sadece önlerini görmüyorlar aynı zamanda birbirlerine işaret göndererek iletişim kurabiliyor yada avlarını aydınlatarak onları görebiliyorlar.

2. Gitar balığı

Kaynak : Simon Fraser University – University Communications

Adını şeklinden alan gitar balığının kumlu yüzeylerde avlanırken kullandığı ilginç bir özelliği var. Bu balıkta göz kapağı bulunmuyor onun yerine kendi gözünü 3.8 santim kadar kafasının içine çekerek kendini avlanırken gelen kumlardan koruyor. İlginç bir şekilde bu yeteneğe sahip kurbağa ,köpek ve kedi gibi birçok hayvan bulunmakta.

1. Dokunaçlı yılan

Yılanların sahip olmaması gereken iki özellik var, biri kanat diğeri de dokunaçlar. Kanatlı yılan dünyada bulunmuyor yada henüz keşfedilmedi fakat bu yılan türü dokunaç geliştirerek sınırları zorluyor. Dokunaçlı yılan olarak da bilinen Erpeton tentaculatus Tayland ve Vietnam’da bulunuyor. Bu canlılar yavaş hareket eden yada durgun sularda yaşıyorlar. Kuru zamanlarda kendini çamura gömerek tekrar yağmurun yağmasını bekler.

Tüm bunların dokunaçlarla olan ilgisini merak ediyorsunuz. Araştırmacılar bu canlıların sudaki en ufak hareketleri bile algılayabilen çok hassas uzantıları olduğunu keşfetti. Bu uzantılar sayesinde yılan sudaki balığın yerini kolayca bulup onu avlayabiliyor.

Yorum yap

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür kategorisinde diğer yazılarımız

Yukarı