Bağlantıda kalın

Güzelliğiyle Sizi Yanıltan Katil Çiçekler

Kültür

Güzelliğiyle Sizi Yanıltan Katil Çiçekler

Doğada güzellikleriyle herkesi kendine hayran bırakan birçok çiçek vardır. Tozlaşmak için kendini rengarenk renklere bürüyen 350,000 çiçek türü, böceklerin yanında insanları da kendine çekiyor. Çoğu çiçek masum ve zararsız olsa da aralarında gizlenmiş mükemmel katiller var.

Kalmia Latifolia

Dağ definesi adıyla bilinen ve ilkbaharın sonlarında açan bu zarif pembe benekli beyaz çiçekler, Pennsylvania ve Connecticut yerlerine devlet çiçeğidir ve ABD ‘nin her yerinde yetişebilirler. Eğer bu tehlikeli çiçeği gördükten sonra kalbiniz daha hızlı atmaya başladıysa sizde bu güzelliğe aldanıp ölenlerden biri olacaksınız demektir.

Kaynak: chipmunk_1

Kalmia Latifolia çiçeğinin andromedotoxin ve arbutin adlı iki tane ana toksini bulunuyor, sizi öldürecek olan bu iki toksinden ilki. Andromedotoxin, aynı anda kalbin bir kısmının daha hızlı atmasına neden olurken kalbin diğer kısmının aşırı yavaş atmasına neden oluyor. Sağlıklı kişilerde kalpte organa gelen elektriksel darbelerin yarısını engelleyen doğal bir kapak vardır. Toksin vücuda girdiğinde Wolff-Parkinson-White (WPW) sendromunu tetikleyerek kalpteki kapıyı bozuyor ve organa gelen tüm elektrik darbelerine izin veriyor. Uzun lafın kısası bu toksini aldıktan sonra kalp krizi geçiriyorsunuz.

Bu olay çiçeklerin ortasına atlayıp yüksek dozda bu toksini alırsanız oluyor. Toksin az miktarda alındığında kusmaya başlıyorsunuz, bir süre sonra kafanızdan aşağı terler boşalmaya başlıyor, bir saat sonrada nefesiniz yavaşlıyor ve kaslarınızı kullanma yeteneğinizi kaybediyorsunuz. Tüm belirtilerin sonunda komaya girip ölüyorsunuz.

Çiçeği yemeseniz bile bal yiyerek de ölebilirsiniz çünkü arıların Kalmia Latifolia çiçeğinden çıkardığı özle yaptıkları ballar da çiçekteki toksin özelliklerini taşıyor. Yunanlılar bu bala “Deli bal” demişler ve bu balı milattan önce 400 yılında Atina’nın Xenophon’u yenmek için kullanmışlar.

Jacobaea Vulgaris

Ragwort adıyla bilinen bu çiçek İngiltere’de çok yaygın olarak bulunur ve yerel ekosistemin çok önemli bir parçasıdır. İngiltere’de 30 tanesi sadece bu bitkiyle beslenen toplam 80 tür böcek bulunur. Bu yüzden koruma toplumları arasında bu çiçeğe özel ilgi gösterilir. Bu her ne kadar böcekler için iyi haber olsa da insanlar için kötü haber.

Kaynak: Peter O’Connor aka anemon

Dünya Sağlık Örgütü ragwort çiçeğinde en az sekiz tane toksik alkaloit bulunduğunu ve bunun üzerine 10 tane daha olabileceğini tespit etti. Birçok zehir vücut sistemini hızla terk ederken ragwort çiçeğinde bulunan bu zehirler zamanla karaciğerde birikiyor. Organda biriken toksinler siroza neden oluyor ve karaciğerdeki hücrelerin ölmesi sonucu organ şeklini kaybederek sertleşiyor. Karaciğer kendini yenileyebilen bir organ olduğu için bu olay karaciğerin %75’i yok olana kadar anlaşılmıyor ve semptomlar kendini gösterdiğinde ise çok geç oluyor.

Koordinasyon kaybı, körlük, bıçaklanır gibi gelen abdominal ağrılar ve gözlerde sarılık siroz semptomların sadece birkaçıdır. Baldan ve çiçeği yiyen keçilerin sütünden gelen bu toksinlere önlem olarak , çiftçiler ve arıcılar her ne kadar bu bitkiyi bölgelerinden temizlese de bu toksinler çiçeğe elle temasla bile vücuda girebiliyor.

Veratrum

Kuzey Yarımküre’de ki her dağda bulunabilen Veratrum çiçeği türleri güzelliğinden ötürü genelde evlerde süs amaçlı yetiştirilir ve vahşi doğada sarımsak ile karıştırılır. Güzelliği ile büyülese de çoğu kişi bu bitkinin kökünden çiçeğine kadar zehirli olduğunu bilmez.

Kaynak: Björn S…

Veratrum zehirlenmesinin ilk belirtisi yedikten 30 dakika sonra başlayan mide kramplarıdır. Toksinler kana geçtiğinde ise sodyum iyonu kanalları için kestirme bir yol oluşturur. Kas kasılmaların da rol oynayan soyum iyon kanalları sinirlerle bağlantılıdır. Kol kasının kasılması için kolda bulunan sodyum iyon kanallarının açılması gerekir.

Veratrum sodyum iyon kanallarına ulaştığında onları sürekli açılmaya zorlar bu devamlı kasılmayı tetikler. Bu durumla nasıl baş edeceğini bilemeyen vücut kalbi dönüşümlü olarak yavaşlatıp hızlandırır. Toksin yüzünden vücudun her yerinde kasılan kaslar kalp krizine veya komaya neden olur. Bu zehrin tarihte Büyük İskenderi öldürdüğüne inanılır.

Colchicum Autumnale

Colchicum Autumnale çiçeği önceden İngiltere’de bulunabilirken şimdi Avrupa ve Yeni Zelanda’da da bulunabiliyor. “Çıplak leydi” adıyla da bilinen bu bitkinin bir katile göre çok seksi bir adı var. Bu bitkinin zehrine karşı bilinen tek çözüm oturup ölümü beklemek.

Kaynak: Rüdiger Stehn

Colchicine adındaki bu zehir, sizi arseniğe benzer bir şekilde bütün vücuttaki hayati fonksiyonlarınızı sistematik olarak durdurarak öldürüyor. Hızla yayılan bu zehrin birkaç belirtisi arasında toplu organ yetmezliği, kan pıhtılaşması ve sinir bozuklukları bulunuyor. Ölümünüz birkaç gün ile birkaç haftaya kadar sürebilir, fakat en kötüsü siz ölene kadar çiçeğin zehri sizi bilinçli bırakarak tüm çektiğiniz acıyı sonuna kadar yaşadığınızdan emin olur. İnsanlar Colchicum zehrinden gelen ölümü Kolera hastalığından gelen ölüm ile karşılaştırırlar.

Laburnum

Herkesin beyni nikotin bağımlılığına yatkındır. Nikotin molekülleriyle aynı şekle sahip olan bu reseptörler cytisine gibi başka kimyasallara da bağlanabilir. Küçük dozlarda alınan cytisine sizin sigarayı bırakmanıza yardım ederken yüksek dozları ölüme neden olur.

Kaynak: Tauralbus

Laburnum çiçeği zehirlenmelerinin tarihte birçok örneği vardır. Çocuklar bu bitkinin tohumunun kabuğunu bezelye kabuğuna benzetip yerler ve zehirlenirler. Ağacın her yerinde olan cytisine vücuda girdikten sonra birkaç dakikada etkisini göstermeye başlar. İlk olarak kusmaya başlayan kurbanın daha sonra ağzından köpükler dökülmeye başlar. Zehirlenmeden yaklaşık bir saat sonra kasılmalar başlar.

Normalde kasılmalar deniz dalgaları gibi aralıklı olarak gerçekleşse de cytisine zehirlenmesinde aşırı şiddetlidir. Tetanik kasılma adı verilen bu kasılmaların aralıkları kısadır ve kaslar kalıcı olarak büzüşür. Zehirlenmenin sonu derin koma ve sonrasında ölümle sonuçlanır. Her ne kadar korkutucu olsa da, günümüz şartlarında Laburnum çiçeği yüzünden zehirlendikten sonra hastaneye giderseniz yüksek ihtimal kurtarılırsınız.

Cerbera Odollam

Cerbera odollam muhtemelen çiçeklerin arasında halk tarafından verilen ad kategorisinde en doğrusuna sahip, Hint halkı arasında “intihar ağacı” olarak bilinir ve Hindistan’ın güneybatısında bulunur. Cerberin adı verilen glikosite sahip olan Cerbera odollam çiçeği mükemmel bir cinayet silahıdır ve 10 yıllık bir sürede yaşanan 500 den fazla ölüm vakasının sorumlusudur.

Kaynak: john skewes

Cerberin vücuda girdikten bir saat sonra etkisini göstermeye başlar. Hafif karın ağrısından sonra sessizce sizi komaya sokar ve bir süre sonra kalbiniz durur. Bütün olay üç saat içinde gerçekleşir ve siz daha ne olduğunu anlamadan ölmüş olursunuz. Cerbera odollam çiçeğini mükemmel cinayet silahı yapan şey öldürülen kişide yapılan otopside kurbanın vücudunda zehrin bulunamaması. Hindistan’daki bir araştırma ekibi 500 kişinin yanı sıra bu rakamın iki katı kadar daha kişinin bu çiçek kullanılarak öldürüldüğüne inanıyor.

Adenium Obesum

Afrika’ya özgü olan Adenium obesum çiçeği, yüzyıllarca kabileler tarafından silahlar için zehir olarak kullanılmıştır. Çöl gülü adı verilen bu bitkinin zehrinin hazırlanması için suda 12 saat boyunca su buharlaşana kadar kaynatılması gerekir. Su gittikten sonra ortaya çıkan jel o kadar zehirlidir ki sadece mızrak ucuyla alacağını bir darbe ile büyük bir hayvanının iki kilometre koşamadan düşmesine neden olur, böylece avcılar koşmadan yavaş bir şekilde avın izini sürebilirler.

Kaynak: AG Gilmore

Bu çiçeğin zehri tüm Afrika boyunca fil gibi büyük hayvanları öldürmek için kullanılıyor ve zehrinin kaynağını ouabain adı verilen bir kimyasal oluşturuyor. Bu kimyasal yüksek dozlarda alındığında solunum yetmezliğine neden olarak hedefi hızlıca öldürüyor.

Ouabain içeren Apocynaceae ailesine ait başka bir bitki de aynı bölgede yetişiyor ve avcılar Adenium bitkisi ile onu karıştırarak kullanıyor. Afrika’da yaşayan yerliler dışında bir başkası da bu bitkinin zehrini kullanıyor. Afrika tepeli sıçanı bu bitkiyi çiğniyor ve daha sonra kürkünü yalıyor, bir nevi ölüm topuna dönen fare bu zehir sayesinde avcılara karşı kendini korumuş oluyor.

Yorum yap

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür kategorisinde diğer yazılarımız

Yukarı