Bağlantıda kalın

En İlginç 5 soygun Hikayesi

Kültür

En İlginç 5 soygun Hikayesi

Tarihte birçok soyguncu vardır fakat kesinlikle hiçbiri bu listedeki 5 tanesi kadar ilginç olmayı başaramamıştır.

5. Sydney’in Dog Day Afternoon’u

1984 yılında geçen hikayemizde Hakkı Bahadır Atahan Al Pacino kitabından bir sayfa alarak yaptığı banka soygunlarıyla polislerle birlikte kendi “Dog Day Afternoon” filmini çekti.

Kaynak: NWN library

1970 yılında Avustralya’ya göç eden Atahan’ın göçmen hayatı çok iyi gitmiyordu. Kendi barını açmayı denemiş fakat işler kısa sürede çökmüştü. Atahan boşandıktan sonra kendini faturalarını ödemek için taksi şoförlüğü yaparken buldu. Fakat aldığı para yetmiyordu çünkü Atahan’ın ciddi bir kumar bağımlılığı vardı. Hayatı taksisini satıp otomatik silah aldığı gün tamamen değişti. Mart 1983 yılında başlayıp Ocak 1984 yılına kadar tam 17 banka soyarak tarihe geçti.

Soyduğu bankaların parasıyla bir apartmanın 16. katına dükkan açtı ve 1984 yılına kadar kral gibi yaşadı. 1984 yılında ikinci bankayı soyduktan sonra üçüncüyü soymaya giderken polis çoktan peşine takılmıştı. Atahan kendini polisler tarafından etrafı sarılmış, Sydney’deki Commonwealth Bankasında bir oda dolusu rehineyle tıkılı kalmış halde buldu.

Sonraki iki buçuk saat boyunca 11 rehinenin çoğunu serbest bırakan Atahan beş erkek rehine kaldığına planını harekete geçirdi. Atahan erkeklerin ellerini başının üstüne koydurdu ve kendi etrafında bir insan çemberi yaptırdı. İnsan çarkıyla polisleri aşıp yakındaki bir arabayı çalan Atahan’ın kaçışı, iki saat sonra rehinenin sürdüğü arabanın açılıp kapanan asma köprüye varmasıyla son buldu.

Yetkililer köprüyü açınca yolun sonuna geldiğini anlayan Atahan panikleyerek polislerle çatışmaya başladı. Polisler geldiğinde ateş açarak memur Dedektif Stephen Canellis’i kafasından vurdu. Cannelis daha sonra kurtuldu fakat Atahan paçayı kurtaramadı ,polisin vurulmasıyla diğer tüm polisler Atana’a ateş açtı ve onu orada öldürdü.

4. Kör Banka Hırsızı

Listede bulunan diğer kişilerden ayrılan bu hırsızın hikayesi de çok ilginç. Robert Vernon Toye adlı kişi kör haliyle 17 tane bankayı soymayı başarmış.

Retinitis pigmentosa adlı hastalığa yakalanmış Toye’un görme yetisi zamanla azalmaya başlamıştı. Bu hastalığı bile onu durdurmaya yetmedi. Sağ gözüyle zar zor cisimleri seçebilen Toye’un görüşü banka memurun yerini bulmaya yetmiyordu. Toye bankanın girişinde yaşlı ve yavaş birini beklemeye başladı çünkü genç kişiler çok hızlı hareket ediyordu. Yaşlı birinin gelmesiyle birlikte o kişinin ayakkabılarına kilitlenen Toye yaşlı kişiyi takip ederek banka memurun gişesine ulaşmayı başardı.

Gişeye ulaştığında üstünde “çabuk ol, sessiz ol yoksa ölürsün” yazan One-eyed Jack (Tek gözlü Jack) adlı oyun kartını gişe memuruna gösterdi. Silahlı olmasa da Toye silahlı olduğunu söyledi. Vezne memuru paraları çantasına doldurduktan sonra beyaz bastonunu çıkardı ve o kadar doğal bir şekilde dışarı çıktı. O kadar doğaldı ki bir keresinde çıkarken güvenlik memuru ona kapıyı bile açmıştı. Toye bankayı soyduktan sonra kapıda onu havalimanına götürmeyi bekleyen taksiye binip gidiyordu.

Hırsızımız New York şehrindeki bankaları soyduktan sonra ilk uçakla Las Vegas şehrine gidiyordu. Para suyunu çekmeye başlayınca da ilk uçakla New York’a geri dönüp diğer bankaları soymaya devam ediyordu. Tabi bu her zaman böyle gitmedi 1977 yılında silahlı güvenliğe denk gelen Toye 1983 yılına kadar hapiste kaldı. Hapisten çıktıktan sonra bir kola şişesini ceketinin içine koydu ve bankadaki görevliye onun silah olduğunu söyleyerek hızlıca $18,000 dolarlık (₺98.891 Türk lirası) vurgun yaptı.

Toye’un bu özgürlüğü kısa sürdü. Tekrar yakalandıktan sonra 17 yıl hapse mahkum edildi. Çoğu kör bu noktada havlu atardı fakat Toye durmadı. Kör olsa da kaçma konusunda çok hünerli olan Toye suçlu kariyeri boyunca 11 kere kaçmayı başarmıştı. Hatta bir keresinde değneğini kullanarak jiletli tellerin üstünden atladığı bile söylenir.

3. PTSD Tedavisi için Banka Soyan Soyguncu

Amerikan askeri olan Nicholas Walker 2005 ve 2006 yılları arasında Irak’ta doktor olarak görev yaptı. 11 aylık görev süresi boyunca toplam 250 savaş görevinde bulundu. Günde bazen üç kere göreve giden Walker görev süresi bittikten sonra yedi madalya ve birçok da övgü aldı, ama aynı zaman diliminde birçok vahşeti de gördü. Görevleri boyunca birçok kanlı sahneye tanık olan Walker bazen asi olup olmadıklarını bilmediği birçok sivilin katledildiğini gördü.

Kaynak: Scott Johnson

Walker evine döndükten sonra çoğu askerde görülen ciddi PTSD (Travma Sonrası Stress Bozukluğu) vakası yaşamaya başladı. Birçok doktoru ziyaret etti ama hiçbiri hastalığı tespit etmeyi başaramadı hatta bir psikiyatrist ona bipolar hastalığı teşhisi bile koymuştu. Zihinsel bir boşluğa düşen Walker kollarına sigaralar bastı, yolun ters tarafında araba sürdü, kendini yumrukladı ve sonunda eşinden boşanıp eroin kullanmaya başladı.

Walker tam anlamıyla berbat konumdaydı. 2010 yılının Aralık ayında bir anda aklında bir şimşek çaktı ve yataktan kalkıp banka soymaya karar verdi. Kendi ifadesinde buna “Yapılmaya zorlanmış gibi hissettim. Kafam düşüncelerle karma karışıktı, sinirli ve acı içindeydim. Daha fazla bunları kaldıramadım” dedi. Sadece elinde not olan bir kağıtla Ohio Bankası’na gitti ve $2,000 dolar (₺10.987,94 Türk lirası) para çaldı. Çok fazla olmamasına rağmen bu onun için “baş döndürücü” bir deneyimdi.

Sonraki yıl boyunca dokuz tane daha banka soyarak TSSB hastalığını kontrol altında tutmayı başardı. Notu gişe memuruna her uzatışında bütün stresi kayboluyordu. Kaçtığında ya çaldığı parayı arkadaşlarına veriyor yada eroine harcıyordu. Bazen parayı ocakta yaktığı bile oluyordu. Soygunlar arttıkça yöntemleri de değişmeye başladı not kullanmayı bırakıp silah kullanmaya ve alçak haydutlar ile bir takım kurdu.

Walker’ın suç çılgınlığı 2011 yılında Ohio’nun Lyndhurst kentindeki bir bankadan aldığı $7,000 dolar (₺38.457,78 Türk lirası) parayla kaçarken arabayı ağaca çarpıp sırtını kırdıktan sonra yakalanması ile son buldu. 11 yıl hapse çarptırılan Walker daha sonra hapishane doktorları tarafından kendisine “ağır ve yıkıcı bir TSSB” tanısı koyuldu.

2. Ailecek Banka Soyan Aile

Scott Catt, faturalarını ödemekte zorluk çeken ve alkol bağımlılığı olan Oregon doğumlu bir bekar bir babaydı. Annesiyle paraya ihtiyacı olan Catt’in paraya ihtiyacı vardı oda eline antika bir tabancayı alıp yerel bir bankayı soydu. Soygundan sonra bir gelenek başladı, her sene Catt faturalarını ödeyemeyip paraya sıkıştığında bir banka soyuyordu.

beş tane bankayı soyduktan sonra Catt 20 yaşındaki oğlu Hayden ve 18 yaşındaki kızı Abby ile Texas’a taşındı. Daha sonra operasyonlarını geliştirmeye karar veren Catt bir çete toplamayı istiyordu ancak güvenilir kişi bulmakta zorlandığı için çocuklarından yardım istedi. Hayden’in okuması için kolej parasına ihtiyacı vardı bu yüzden kolay ikna oldu fakat Abby tereddütlüydü ama babasının baskısı yüzünden işi kabul etti.

Catt çetesi ressam maskeleri ve tulumları giyerek 9Ağustos 2012 tarihinde ilk banklarını soydular. Abby diğerlerini bıraktıktan sonra arabayı binanın arkasına park etti, havalı tabancalar ile baba oğul içeri dalan aile üyeleri kasayı boşaltıp arabaya koştular, bu sırada Abby de ne kadar zaman harcadıklarını ölçüyordu.

İlk aile aktiviteleri sonunda $70,000 dolar (₺384.577) kazanan Catt ailesinin bu başarısı çok uzun sürmedi. İkinci soygunda işte hata yapıp yakalandılar. Hayden ve Abby bankayı araştırmak için hesap açmakla ilgilenen iki inşaat görevlisi gibi giyinip bankaya girdi. Soygundan sonra kamera kayıtlarını inceleyen dedektifler giydikleri turuncu yeleklerin bir inşaat işçisine göre çok temiz olduğunu fark etti. Yeleklerin alındığı yerden baba Catt’in kredi kartına ulaşan polisler aileyi 9 Kasım’da yakaladı.

Suçlarını itiraf eden aile üyelerinden Abby araç sürücüsü olduğu için beş yıl, Hayden 10 yıl, baba Scott ise 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

1. Fransa’nın En İyi Gangsteri

Jacques Mesrine işlediği suç zinciri boyunca sayısız bankayı soydu, dört hapishaneden kaçtı ve Fransa ile Kanada’nın “bir numaralı düşmanı” ilan edildi. Tek yaptığı modeller ile çıkarken dergilerde gözükmesiydi.

Cezayir Savaşı işkence kadrosunda görev yaptıktan sonra Mesrine Paris’e bir azılı bir suçlu olarak geri döndü. Art arda banka banka soydu sonra yanlış kişilerin parasını çalınca Quebec’e sığınmak zorunda kaldı ve boş zamanında fidye için bir milyoneri kaçırdı.

Kanada’da maksimum güvenlikli bir hapishaneye koyulan Mesrine sadece bir kerpeten kullanarak hapishaneden kaçtı. Daha sonra arkadaşının yanına gidip kendi çetesindeki diğer 56 üyeyi kurtarmak istedi fakat denemesi başarısız oldu.

Birkaç Kanada bankasından para çektikten sonra Fransa’ya geri döndü ve tüm bankacılara savaş ilan etti. Bazen birkaç dakika arayla günde iki banka soyuyordu. Siren seslerini duymasıyla başka bir bankaya gidip polislerin yanlış yere geldiğini gördüğünde sevinirdi.

Mesrine tam bir kılık değiştirme ustasıydı peruk ve gözlük koleksiyonu vardı hatta bazen saçını traş edip kel oluyordu. Bir planı olmadan evden hiç ayrılmazdı. 1973 yılında yakalandığında ishal numarası yaptı daha sonra arkadaşının tuvalette sakladığı silahı alarak hakimi rehin aldı ve adliye sarayından kaçtı.

Reklam olmaya da bayılıyordu. 1978’de ceza evinden kaçtıktan sonra büyük magazinlerle röportaj yapıp elinde makineli silahlarla onlara poz vermekten büyük zevk alıyordu. Süper yıldız olan Mesrine Fransa’daki en popüler adamdı.

Popülaritesi yaptıkları kötü şeylerden sonra çok uzun sürmedi. Kendi hakkında kötü haber yapan bir gazeteciye işkence yaptı, ona ceza veren hakimi kaçırmaya kalkıştı ve başka bir zengin iş adamını kaçırdı. Fransa’nın başkanı bu gangsterin artık gitmesine kara verdi.

2 Kasım 1979 tarihinde Mesrine kapalı bir kamyonun arkasında durdu. Kamyon kapağı açıldığında eli silahlı küçük bir polis ordusu onu bekliyordu. Gangster Bonnie ve Clyde gibi tarz bir şekilde dışarı çıktı ve öldürüldü.

Yorum yap

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kültür kategorisinde diğer yazılarımız

Yukarı